Header Information


DEPRESYON NEDİR ? TÜRLERİ NELERDİR ? NASIL TEDAVİ EDİLİR ?

  • Anasayfa
  • DEPRESYON NEDİR ? TÜRLERİ NELERDİR ? NASIL TEDAVİ EDİLİR ?

DEPRESYON NEDİR ? TÜRLERİ NELERDİR ? NASIL TEDAVİ EDİLİR ?

DEPRESYON (Ruhsal çöküntü)

 

Depresyon kelimesi günlük dilde sık sık kullanılır. Bir çok duygunun bir araya gelişini o anda varolan istenmeyen psikolojik ruh halini betimlemek için kullanılır.

Depresyon her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Majör Depresyon ( büyük depresyon) nöbetlerle gelen ve tam düzelen bir özelliğe sahiptir.Toplumun her kesiminde görülebilir. Psikiyatrik hastalıklar arasında en sık rastlanan bir tablodur. Yaşam boyunca her 100 erkekten 10'unun ve her 100 kadından 20'sinin Depresyon geçirdiği araştırmalarla saptanmıştır. 

Depresyondaki bir insanda en dikkati çeken özellikler şunlardır; Elem, keder, karamsarlık umutsuzluk duyguları ile; daha önceden zevk aldığı ilgi duyduğu nesnelere, uğraşılara ilgi duymaması ve hiçbir şeyden zevk alamama halidir.

Depresyondaki bir hasta çevresine ve Uzmana "çok üzgünüm, sanki daha önceki kişiliğimi yapımı kaybettim. Hiçbir şeyden zevk almıyorum. Bu sıkıntı, keder bitmeyecek. Hayat bana ağır geliyor. Canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Kendimi yorgun ve bitkin hissediyorum. Sabırsız, tahammülsüz bir insan oldum. Kimse gelsin -gitsin istemiyorum. Sessiz - sedasız bir odada yalnız başıma kalmak istiyorum. Çocuklarıma bakamıyorum; bazen onları boğasım bile geliyor. Bazen de artık yaşamanın bir anlamı kalmadı diye düşünüyorum. Bir şey öğrenemiyorum, her şeyi unutuyorum... Zaman zaman sebepsiz ağlıyorum. Çok sıkılıyorum, daralıyorum, baş ağrılarım sıklaştı. İştahtan kesildim, kilo verdim. Uykuya dalmakta güçlük çekiyorum, bazen erkenden sıkıntı ile uyanıyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum. Karar veremiyorum... " şeklinde yakınmada bulunur.

Uluslararası Depresyonları önleme ve tedavi komitesinin depresyonlu hastaların tanınması amacıyla hazırladığı tanı ölçütlerinden yola çıkarak hazırlanan maddelerin 4-5 tanesine evet diyorsanız Depresyonda olabilirsiniz.

 

                -Hayattan eskisi kadar zevk almıyorum, hiçbir şey ilgimi çekmiyor.

                -Son zamanlarda karamsar, ümitsiz, kötümser düşünüyorum.

                -Kendimi yorgun, bitkin, halsiz hissediyorum.

                -Uyku düzenim bozuldu.

                -İştahım azaldı kilo kaybettim.

                -Bedenimde ağrılar, sızılar başladı, göğsüme baskı oluyor, mideme kramplar giriyor.

                -Son zamanlarda cinsel ilgimi kaybettim.

                -Hafızam zayıfladı, birşeyi aklımda tutamıyor, öğrenemiyorum.

                -Zaman zaman intihar etmek istiyorum. Kimseyi görmek istemiyorum.

 

Depresyon geçiren bir insandan; düşünce ve duygu, davranış, motor faaliyetlerde, biyolojik yaşamsal fonksiyonlarda değişiklikler olur.

 

Duygu Durumundaki Değişiklikler.
 

                -Keder, elem, üzüntü, sıkıntı, karamsarlık

                -Olağan faaliyetlere karşı ilgisizlik,

                -Hiç bir şeyin zevk vermemesi, hayatın anlamsız gelmesi

                -Ağlama isteği veya ağlama,

                -Konuşmaya dahi isteksiz olma.

                -Düşünce içeriğindeki değişiklikler:

 

Depresyonda Hafıza
                -Dikkat toparlanamaz

                -Konsantrasyon bozulur.

                -Unutkanlık başlar

                -Yeni şeyler öğrenilemez

                -Bu nedenle bir iş performansı ciddi şekilde düşer.

 

Depresyonda Biyolojik-Vital fonksiyonlar

                -Uykuya dalmada güçlük

                -Sık sık uyanma, sabahları erken uyanma

                -İştahsızlık ( Perhizde değilken 1 ayda kilosunun %5'inden fazlasını kaybetme)

                -Cinsel istekte azalma

                -Hareketlerde faaliyetlerde yavaşlama, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik.

 

DEPRESYON TÜRLERİ
 

Maskeli Depresyon

Sınıflamalarda yer almamakla birlikte klasik kitapların çoğunda yer alır. Bu durumda klasik depresyon belirtileri yerine: Bedenin değişik yerlerinde ağrılar, sızılar, uyuşma, karıncalanmalar, hissiyat azlığı, karakter bozuklukları, Sexsüel alanda ve beslenme ile ilgili davranışlarda bozukluklar, alkolizm, madde bağımlılığı gibi sorunlar ön plandadır. Yani temeldeki depresyon bu şekilde dışa yansımıştır.

 

A tipik depresyon

Hastada depresif duygu durum dikkati çekmekle beraber, diğer belirtiler "tipik" depresyon belirtilerine uymaz. Gün içi değişmeler görülür. Kişilik yapısı takıntılara saplantıları yatkın insanlarda takıntılar, saplantılar, kuruntular ön plana çıkar. Örneğin; su muslukları, tüpün düğmesi, ütü fişi sürekli kontrol edilir. Bazen yoldan dönülüp tekrar tekrar bakılır. Bedendeki fizyolojik değişiklikler organlardaki bozukluğun habercisi gibi değerlendirilir ve bedensel uğraşlar artar. Çeşitli korkular gelişir. Dışarıdan gösteri, rol gibi algılanacak davranışlar görülebilir.

A tipik depresyonlu insanlar her zamankinden fazla uyur ve fazla yemek yerler. Aşırı kilo alırlar. Kollarda ve bacaklarda aşırı güçsüzlük vardır. Beklenmedik bir şekilde alkole, maddeye, kumara düşkünlük. Aile ve iş yaşamından uzaklaşma Açıklanması güç cinsel uyumsuzluklar dikkati çeker.

 

Çocuklarda Ve Gençlerde Depresyon

Çocuklarda ve gençlerde tipik depresyon belirtileri olmayabilir. Daha çok davranış ve tutum değişiklikleri belirgindir. Aşırı ağlama, hırçınlık, asi davranışlar, çabuk sinirlenme, alkol ve uyuşturucu kullanımına başlamanın temelinde depresyon olabilir.

 

Yaşlılarda Ve Menapoz Sonrası Depresyon

                -Kadınlarda daha sık görülür.

                -Depresyonun tipik belirtileri olmakla beraber; ağır bunaltı (anksiyete), sıkıntı, özellikle sabah sıkıntısı, uyku bozukluğu ön plandadır.

                -Aşırı telaş ve tedirginlik vardır.

                -Sıkıntıdan dolayı sürekli eller oğuşturulur ve yerinde duramama, dolaşma hali vardır.

                -Bedensel uğraşılar daha fazladır.

                -İntihar düşünceleri yoğundur.

 

Doğum Sonrası Depresyonları

Doğumdan sonra annelerde görülen depresif tabloya "puerperal depresyon" denmektedir. Bazı anneler doğumdan sonra : Gelip geçici ağlama nöbetleri, güçsüzlük , halsizlik, sıkıntı, üzüntü, bebeğe karşı ilgisizlikle karakterize "Bebek hüznü " denen bir durum yaşar. Destekleyici tedavilerle olumlu yanıt verir. Doğum sonrası bir ila 3 ay içinde gelişen karamsarlık , üzüntü, yetersizlik , hiçbir şeyden zevk alamama, çocuğa, ev işlerine bakmamak gibi hallerinde tam bir depresyon geçiriyor denmektedir. Ciddi tedavi gerekmektedir. Hastaların çoğu tedavi ile düzelir. Bazılarında depresyonun belirtileri uzun süre üzerinde kalabilir.

 

Distimik Bozukluk

Eskiden nörotik depresyon, depresif kişilik, nevrasteni diye nitelendirilirdi. Hastalarda en az iki yıl süren ve çok ağır olmayan depresyon belirtileri vardır. Uyku bozuklukları, hiçbir şeyden mutlu olamama, müzmin karamsarlık hali, yoğunluk, istek ve ilgi azlığı, güvensizlik hissi, bedensel yakınmalar dile getirilir. Bu bozuklukta bir kaç gün , bir kaç hafta iyilik dönemleri görülebilir. Ancak bu iyilik dönemleri iki ayı geçmez.

 

Postpsikotik Depresyonlar

Şizofreni gibi gerçeği değerlendirme yeteneğinin bozulduğu, "akıl hastalıklarında da zamanla depresyon gelişebilir.

 

Organik Nedenlere Bağlı Depresyon

Bir çok fiziksel bozukluğa bağlı depresyonlar görülebilmektedir. Örneğin;Hormonal sistemdeki bozukluklar, Nörolojik bazı hastalıklarda ( Örneğin Parkinson, Multipl skleroz) kan hastalıklarında, kanserde, enfeksiyon hastalıklarının bazılarında, kaza ve ameliyetlardan sonra depresyon gelişebilmektedir. Uzun süre kullanılan tansiyon düşürücü, ülser giderici bazı ilaçlar bağımlılık yapan uyarıcı ve uyuşturucular, kortizollü ilaçlarda depresyon yapabilirler.

 

 

DEPRESYON NEDENLERİ

Depresyona yol açan çok neden vardır.

                -Kalıtımsal nedenler

                -Biokimyasal değişiklikler

                -Hormonal bozukluklar

                -Tedavide kullanılan bazı ilaçlar

                -Bazı organik nedenler

                -Psiko-sosyal olaylar

                -Sosyo-kültürel etkenler

                -Bazı yaşam olayları depresyona neden olabilir.

Birçok insanın aynı şartlarda yaşamasına rağmen bazılarının depresyona girdiği, bazılarının girmediği araştırılıp, tartışılmıştır.

 

Biyolojik-genetik alt yapının depresyona yatkınlık gösterdiği kişilerin dış faktörlerle daha kolay depresyona girdiği ileri sürülmektedir. Depresyon tedavi edilebilen bir hastalıktır

Depresyon belirtileri 2 haftadan fazla sürüyorsa mutlaka bir Uzmandan destekalınmalıdır. Günümüzde depresyon giderici çok güçlü ilaçlar geliştirilmiştir. Psikiyatrislerin tedavide bir çok seçenekleri vardır. 2-3 aylık bir tedavi ile ciddi düzelmeler sağlanabilmektedir. Tedavinin süresi hastalığın ciddiyeti, süresi tekrar edip etmediğine göre ayarlanır. Psikoterapi ile birleştirilen ve sosyal düzenlemeler ile desteklenen tedaviler daha iyi sonuçlar vermektedir.